|
Tweet |
KARS PUSULA / ADEM ALP
İstanbul Gedik Üniversitesi Lisansüstü Eğitim Enstitüsü Öğrencisi ve B Sınıfı İş Güvenliği Uzmanı Güneş Alp Cengiz tarafından hazırlanan "Kars Çevresindeki Tarihi Eserleri Depremlere Karşı Ne Kadar Koruyoruz" tezi Almanya’da yayın yapan dünyaca ünlü Lambert Academic Publishing yayın evinde kitap olarak yayınlandı.
Kars'taki Tarihi Eserler Deprem Riski Altında: "Koruma Çalışmaları Yetersiz"
İstanbul Gedik Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Dr. Öğretim Üyesi Hasan Uğur Öncel ile İstanbul Gedik Üniversitesi Lisansüstü Eğitim Enstitüsü Öğrencisi ve B Sınıfı İş Güvenliği Uzmanı Güneş Alp Cengiz tarafından hazırlanan "Kars Çevresindeki Tarihi Eserleri Depremlere Karşı Ne Kadar Koruyoruz" adlı Kitap’ta, Kars ve çevresindeki tarihi yapıların deprem güvenliği açısından mevcut durumu ele alındı. İstanbul Gedik Üniversitesi katkılarıyla ve Sağlık Bilimleri Fakültesi Dr. Öğretim Üyesi Hasan Uğur Öncel desteği ile Lisansüstü Eğitim Enstitüsü Öğrencisi ve B Sınıfı İş Güvenliği Uzmanı Güneş Alp Cengiz tarafından hazırlanan eserde, binlerce yıllık geçmişe sahip Kars'taki tarihi yapıların yalnızca kültürel miras olarak değil, aynı zamanda gelecek nesillere aktarılması gereken ortak değerler olduğuna dikkat çekildi. Depremlerin insan hayatı kadar tarihi eserler için de büyük bir tehdit oluşturduğu vurgulanan çalışmada, özellikle aktif fay hatlarının bulunduğu bölgede yer alan tarihi yapıların depreme karşı dayanıklılığının bilimsel yöntemlerle incelenmesi gerektiği ifade edildi.
Kitapta, Kars'ta günümüzde kamu kurumu, okul ve çeşitli hizmet binaları olarak kullanılan çok sayıda tarihi yapının envanteri oluşturularak, bu yapıların kullanım amaçları ve restorasyon süreçlerine ilişkin bilgilere yer verildi. Yazarlar, yılların yıpratıcı etkisine maruz kalan bu eserlerin, bugüne kadar ayakta kalmış olmalarının gelecekte de aynı güvenle varlıklarını sürdürecekleri anlamına gelmediğini belirtti.
Öncel ve Cengiz, araştırmaları kapsamında ilgili kamu kurumlarına tarihi yapıların deprem dayanıklılığı konusunda yürütülen çalışmalar hakkında bilgi talebinde bulunduklarını, ancak resmi başvurularına kapsamlı yanıt alamadıklarını ifade etti. Bu durumun, tarihi yapıların deprem güvenliği konusunda yeterli çalışma yapılmadığı yönündeki endişelerini artırdığı kaydedildi.
Kitapta, Kars'ın tarih boyunca Hurilerden Urartulara, Selçuklulardan Osmanlı Devleti'ne kadar çok sayıda medeniyete ev sahipliği yaptığı, özellikle Osmanlı-Rus savaşlarının ardından inşa edilen Rus dönemi yapılarının bugün de kentin mimari kimliğinin önemli parçaları arasında yer aldığı anlatıldı.
Yazarlar, tarihi yapıların korunmasının yalnızca restorasyon çalışmalarıyla sınırlı kalmaması, deprem riskine karşı bilimsel analizler ve güçlendirme uygulamalarının da gecikmeden hayata geçirilmesi gerektiğini vurguladı. Eserde, olası bir depremde Kars'ın sahip olduğu tarihi mirasın zarar görmemesi için ilgili kurumların kapsamlı çalışmalar yürütmesinin önemine dikkat çekildi.
Hasan Uğur Öncel ile Güneş Alp Cengiz, hazırladıkları kitabın hem kamuoyunda farkındalık oluşturmasını hem de tarihi yapıların korunmasına yönelik yeni bilimsel ve idari çalışmaların başlatılmasına katkı sağlamasını amaçladıklarını belirtti.
Lambert Publishing’de yayınlanan kitap Kars’ın MÖ 4000-5000 yıllarından başlayıp günümüze gelen tarihi değerlerini, yapıları üzerinden inceleyip hangi malzemelerin nasıl olup da bu günlere gelebildiğinin yanında, geçirilen tarihsel dönemlerin olaylarına da ışık tutarak günlük hayatın içinde bizzat kullanılan bu yapıların geleceğe miras kalması için restorasyon çalışmalarının önemini anlatıyor.
Kars ve çevresindeki tarihi eserleri depreme karşı ne kadar koruyoruz? İngilizce ve Türkçe yayınlanan bu kitap, dünya araştırmacılarının ve bilim insanlarının şaşırtıcı derecede ilgilerini çekmiş. Şaşırtıcı çünkü bilim insanları için oluşturulmuş yayın kuruluşu ResearchGate’in 2025 yılında yayınlanan araştırma ögelerinin yüzde 96’dan daha yüksek bir puan almış okurları arasında.

.jpg)
