13 Kasım 2019 Çarşamba
Anasayfa > YAŞAM > KARS'TA SADECE İKİ KORUYUCU AİLE VAR

KARS'TA SADECE İKİ KORUYUCU AİLE VAR

31.10.2019 17:58 12 14 16 18 yazdır
KARS'TA SADECE İKİ KORUYUCU AİLE VAR
KARS'TA SADECE İKİ KORUYUCU AİLE VAR
KARS PUSULA / ADEM ALP

Kars'ta, 'Koruyucu Aile' bilgilendirme ve tanıtım  toplantısı yapıldı.
Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Aydın Acay, Kars’ta 8 çocuk evinde 44 çocuğun barındığını ve 5 çocuğun da 2 koruyucu ailenin yanında hizmet aldığını söyledi.


Toplantıya, Vali Yardımcısı Mehmet Zahit Doğu, Başsavcı Vekili Erhan Özhavala, Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Aydın Acay, İl Özel İdaresi Genel Sekreter Yardımcısı Osman Cengiz, AK Parti Kars İl Başkan Yardımcısı Kadir Sarıdağ, daire amirleri ve STK temsilcileri katıldı.

Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürlüğünce Halk Eğitim Merkezi Salonunda “Koruyucu Aile” bilgilendirme ve tanıtım toplantısı düzenlendi. Saygı Duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan toplantının açılış konuşmasını yapan Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Aydın Acay, “Hedefimiz sizleri buraya kadar getirmişken sizlerde konu hakkında merak uyandırmak; sizler koruyucu aile olmasanız dahi çevrenizdeki duyarlı insanlara konu hakkında bilgi vermeniz ve ilgisi olanları İl Müdürlüğümüze yönlendirmeniz. Tabi bu konuda en büyük görev basın mensubu arkadaşlara düşmektedir. çeşitli sebepler ile korunmaya muhtaç çocuklar tarihin her anında olmuştur. Örneğin peygamber efendimiz amcası tarafından korunmuştur. Yine kendisi amcasının oğlunu korumuştur. Yine Osmanlı devleti döneminde ve Türkiye Cumhuriyeti devletinin ilk yıllarında korunmaya muhtaç olan çocuklar daha çok cemiyetler ve vakıflar aracılığı ile korunmuştur. 1921 yılında çocukların korunması ile ilgili Türkiye Himaye-i etfal cemiyeti kurulmuş bu cemiyetin şube sayısı hızla artınca 1935 yılında Türkiye Çocuk Esirgeme Kurumu adını almıştır. 1983 yılında ise Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu (2828 sayılı sosyal hizmet kanunu adıyla bilinen) ve Türkiye’deki sosyal hizmetleri tek elde toplayan kanun yürürlüğe girmiştir. 2011 yılı haziran ayında ise bu kurum kapatılmış Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı Çocuk Hizmetleri Genel Müdürlüğü adıyla hizmet vermeye devam etmektedir. Günümüzde ise Türkiye’de Çocuk Hizmetleri son derece modern bir hizmet anlayışı ile ihtisaslaşmış durumu gelmiştir. Şöyle ki suça sürüklenen veya suç mağduru duruma düşen çocukların kaldıkları çocuk destek merkezlerinin sayısı 63 ve destek merkezlerinde 1632 çocuk barınmaktadır. Yine ülkemizde villa tipi dediğimiz 111 adet çocuk evleri sitesi bulunmakta bu evlerde 6 bin 383 çocuk kalmaktadır. İlimizde bulunmamaktadır. İlimizde ise 8 çocuk evi ve 44 çocuk barınmaktadır. Bu çocuklara yapılan hizmetler son derece modern ve ihtisaslaşma olmasına rağmen çocuklarında ciddi manada aileye has aidat duygusu gelişememektedir.  Bu yüzden de son yıllarda uzmanlar tarafından önerilen v bizim tarihimizce örf adetlerimize uygun olan koruyucu aile modeli gelişmiştir. Bu hizmet modelini biraz sonra arkadaşlar sunum yaparak izah edeceklerdir. Sonuç olarak Türkiye’de 14 bin 214 çocuk koruma altında ve bunlar 6 bin 468’i 5 bin 285 koruyucu aile yanında iken ilimizde sadece 5 çocuk 2 aile yanında koruyucu aile olarak hizmet almaktadır. Amacımız ilimizdeki koruyucu aile sayısını artırmak ancak gönüllülük esastır.” ifadesini kullandı.

Kars Vali Yardımcısı Mehmet Zahit Doğu, “Çocukların bakımı ağır ve büyük fedakarlık ister. Bunun içten duygularla yürütülmesinde fıtrattan gelen sevgi bağının rolü büyüktür. Ana-baba seviyesinde olmamakla beraber, yakınlık derecesine göre, akrabalarda da bu fıtri bağdan doğan sevgiden kısmen bahsetmek mümkündür. Bu sebeple, kimsesiz çocuğa, öncelikle birinci derecedeki akrabaların sahip çıkması gerekir. Akrabalardan sahip çıkacak kimse yoksa bunu devlet veya talep edilmesi durumunda devletin uygun göreceği kimseler üstlenebilir. Hz. Peygamber, suyunu ve yemeğini bir yetimle paylaşan her Müslüman, affedilemez bir günah işlemediği sürece, yüce Allah’ın ona cennetin kapılarını açacağını belirtmektedir. Kimsesiz çocuğun bakımını üstlenecek kimsenin zenginlik, kişilik ve dirayet olarak ona bakabilecek durumda olması da önemlidir. Kimsesiz çocuğun bakımını iki şekilde olur. Birincisi bizatihi aileye katmak suretiyle, diğeri de aileye katmadan yetim ve öksüzler yurdunda masraflarını karşılamak suretiyle olur. Aileye dahil edilecek çocuk, diğer bireyler tarafından nasıl algılanmalı, konumu ne olmalıdır? Toplum anlayışına göre kimsesiz çocuk, algı olarak himayesi altında bulunduğu ailenin asli üyelerinden biridir. Hukuken olmasa da davranışsal olarak aynı haklara sahiptir. Diğerlerine nasıl davranılıyorsa ona da öyle davranılmalıdır. Yüce Allah yetimin ‘onların bir kardeşi’ olduğunu, statü olarak öyle algılanması gerektiğini belirtmektedir. “…Ve sana yetimleri sorarlar. De ki: “Onları ıslah etmek (yararlı kılmak) hayırlıdır. Eğer onları aranıza katarsanız, artık onlar sizin kardeşlerinizdir..” bu kabul çocuğun horlanmasını, dışlanmasını engelleyecektir. Yetimlerin, bulundukları evde kendilerini bir sığıntı gibi hissetmemeleri gerekir. Sığıntı psikoloji ile büyüyenler güçsüz, zayıf ve cılız yetişir, bu nedenle güçlü ve yararlı bireyler olamazlar. Güçsüz birey ise topluma her zaman yüktür, dezavantajdır.” dedi. "Çocukların sağlıklı gelişebilmeleri için kendilerini koruyacak, sevecek, destekleyecek, güven sağlayacak, sosyal ve maddi gereksinimlerini karşılayabilecek sıcak bir aile ortamına ihtiyaçları vardır.” diyen Doğu, “Çocukların yeterli sevgi alabilecekleri, gereksinimlerinin düzenli olarak karşılanabileceği sıcak aile ortamında yetiştirildiklerinde sağlıklı bireyler olabildikleri bilimsel olarak kanıtlanmıştır. Kuşkusuz anne ve babalar da çocuklarını en iyi şekilde yetiştirmek için çaba harcarlar. Ancak yaşam her zaman düşünüldüğü gibi olmayabilir. Bazı aileler zihinsel, bedensel ya da psikolojik sorunlar veya ekonomik yetersizlikleri, boşanma, ölüm gibi sosyal sorunlar nedeniyle bütünlüklerini devam ettiremeyip, çocuklarının gereksinimlerini karşılayamaz hale gelebilmektedirler. Böyle durumlarda çocuklara yardım edebilmenin en iyi yolu öz ailesinin koşulları, iyileşinceye kadar başka bir ailenin yanında bakımlarının sağlanmasıdır. Bu nedenle tüm dünyada korunmaya muhtaç çocuklar için en çok tercih edilen bakım çekli ülkemizde de olduğu gibi koruyucu aile bakımıdır. Koruyucu aile bakımının, çocuğa sağladığı aile ortamı çocuğun psiko-sosyal gelişimin sağlıklı bir şekilde gerçekleştirilmesi açısından çok önem taşımaktadır dedi.

Yapılan konuşmaların ardından ‘Koruyucu Aile’ tanıtım filmi katılımcılara izletildi. Programda katılımcılara koruyucu aile hakkında bilgiler verildi. Katılımcıların soruları yanıtlandı










Yorum Yaz
  • UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Kategorinin Diğer Haberleri